6.04.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 60

 Prompt6ix no.14:   ipuçları şöyleydi:
1.graffiti
2.desen
3.sözcük yok
4.zımbalanmış kolaj
5.neon pembe
6.1970ler 

Bu hafta biraz daha eğlenmeye karar verdim. Projesini yeni teslim ettiğimiz bir iş için aldığım deneme çıktılarını kullandım. Derdim bir duvar yaratıp üzerine graffiti yapmaktı.  Sayfa büyük olduğu için çizimleri üst üste yapıştırdım, sanki 2 katlı bir yapıymış gibi oldu. Gerçekte tek katlı bir sarnıç yapısı bu. Merak edenler için bahsettiğim İzmir Kadifekale'deki sarnıç yapısı, yapım tarihi 1244. (Duvar yazısı yazmanın/ duvar resmi yapmanın ayrı bir çekiciliği var ama ben gerçek hayatta tarihi bir bina üzerinde bunu vandalizm saydığım için en azından kağıt üzerinde denemek istedim:) Kelime kullanmadan nasıl graffiti yapılır diye düşünürken 1970ler bana ilham verdi. Barış işaretini bir silginin üzerine çizip oydum, damga haline getirdim. Fosforlu post it kağıtlarını da kesip daha büyük parçalar halinde ekledim. Duvar üzerine sanki sprey boyayla çizilmiş gibi dursunlar diye markerlar ile rötüş yaptım. Aşağıya doğru akan boya damlaları çizdim. Bu graffitileri yapmış özgür ruhlu bir hippi lazımdı. Onu da bir katalogda buldum. Denize atlayan bir adamı alıp hippiye çevirdim. Böylece sayfa tamamlandı.
 
Barış/ Peace

1.graffiti
2.pattern
3.no words
4.stapled collage
5.neon pink
6.1970s 

This week i decided to have more fun. I used the trial print outs of a newly submitted project of ours. My aim was to create a wall and do graffiti on it. As the page was big i pasted the drawings on top of each other, so it looked like a two story building. It is actually a single story cistern. For those of you who ask, it is the cistern building in Izmir Velvet Fortress, the construction date is 1244. (Doing graffiti has a charm of its own, yet, in reality i consider it vandalism when realized on a historical building. So i wanted to try it on paper at least:) As i was thinking how to figure out graffiti without words the 1970s inspired me. I drew the peace symbol on an eraser, turned it into a stamp. I cut out neon post it papers as bigger pieces to be added. I retouched with markers to create the feeling that these had been sprayed over the walls. I drew dripping paint. I needed a free spirited hippie who might have drawn these. I found him in a catalog. I took a man who was jumping in the sea and turned him into a hippie. So the page was done.

4.04.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 59

Bu hafta Tammy 5 ipucu vermişti.
1. okyanus
2.kahverengi ya da sepya
3. çay poşeti (Bunu kullanmadım, onun yerine kenevir iple gemici bağları yaptım.Sayılır herhalde...)
4.küçük kelimeler(bağların adlarını yanlarına yazdım)
5.tel zımba (gemici bağlarını sayfaya zımbaladım)



This week Tammy gave 5 clues.
1. ocean
2.brown or sepia
3. tea bag ( I did not use this, but instead i did sailor knots with sisal rope. I guess it counts...)
4.tiny words (i wrote the names of the knots next to them)
5.staples ( i stapled the knots to the page)

Hergün sanat/ Art everyday :: 58

Uzun zamandır göremediğim arkadaşlarımla bir araya geldik. Gittiğimiz kafede bu heykeller karşıma çıktı. Soyut ya da figuratif, ben insan vücudunu bir mucize gibi seviyorum. Zamanın içinde bir anda dondurulmuş hareketleri anlatan heykelleri daha da çok seviyorum.


We gathered together with old friends that i could not see since a long time. In the cafe we went i came across these sculptures. Abstract or figurative, i love the human body like a miracle. I love the sculptures which represent a frozen moment of movement in time even more.
 


2.04.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 57

Havalar düzelir düzelmez öğle molalarında ofis yakınlarını keşfetmeye karar vermiştik. Konak ve Kemeraltı'nda gidilecek o kadar çok yer, görülecek o kadar çok şey var ki benim için. Kemeraltı'nda yolumu çoğunlukla içgüdüsel olarak bulurum. Nerede olduğumu bilmek pek önemli değildir. Ne olursa olsun her zaman işime yarayacak bir şeyler çıkar karşıma. O yüzden ben hep kaybolmayı sevmişimdir.
Uzun zamandır Resim ve Heykel Müzesi'ne uğramamıştım. Oysa orada heykel kursuna giderken en sevdiğim şey değişen sergileri düzenli olarak takip edebilmekti. O gün bugündür deyip müzeye yollandık. 
Zemin katta duvarlarda bir resim sergisi ortada ise bir yarışmanın ödül alan seramik çalışmaları vardı. Üst katta da bir ebru sergisi devam ediyordu. Müzenin mimarisini çok severim, özellikle de yukarıya çıkan merdivenlerini.* Ama eserlerle ilgili bir sorun çıkar korkusuyla içeride hiç fotoğraf çekmedim. Dışarıda bulunan ve müze binası üzerinde yer alan çalışmaları fotoğraflamaya uğraştım. Ve de sinirden delirdim. Müzenin önü, ki aynı zamanda Atatürk Kültür Merkezi ile komşudur, kapının dibine kadar parketmiş araçlarla doluydu. İçeri girmek için aralarından zorla geçmek gerekiyordu. Zaten müzeye ziyarete gelen insan sayısı belli, onlar da vazgeçsinler diye mi böyle yapmışlar bilemedim. 4-5 sene önce böyle saygısızlıklar olmazdı. Olur da yolunuz Konak'a düşerse müzeyi ziyaret edin olur mu? Giriş ücretsiz, üstelik çıktığınızda kesinlikle ilham perilerinizle barışmış olacaksınız. Sanatla ilgili mekanların çoğalması için en azından varolanlara sahip çıkmak lazım. Ben müzenin o halini görünce çok üzüldüm.


İzmir Resim Heykel Müzesi'nin önündeki taş heykel, Tolga Yurtözveri çalışması/ The stone sculpture in front of Izmir Painting & Sculpture Museum, by Tolga Yurtözveri.

 Giriş cephesi, 1. katta yer alan rölyef. Sanatçısı kimdir bilmiyorum/ The relief on the first floor facing the entrance. I do not know the artist who did it.
  Zemin kat, yan cephede yer alan rölyef. Sanatçısı kimdir bilmiyorum/ The relief on the ground floor facing sideways. I do not know the artist who did it.

*Müzenin mimarları Muhlis Türkmen ve İnal Göral'dır. Yapı 1973 yılında tamamlanmış e 1988 yılında Yapı dalında Ulusal Mimarlık ödülünü almıştır.

Hergün sanat/ Art everyday :: 56

Meydandan geçerken gördüğüm yeni menekşeler/ The new violets i saw as i was passing by the square


1.04.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 55

Elbisede son durum: Minicik makaralarımla işe başladığım için lacivert ip bitti, koyu gri ile devam ettim.Çünkü pazar günü açık bir tuhafiyeci bulamadım. Ama dikiş işlemi tamamlandı. Güya bitirip bugün giymek gibi bir planım vardı ama düğmeleri dikecek, ilikleri açacak enerjim kalmadı, bıraktım. Demek ki neymiş, ilk diktiğin giysi elbise olmamalıymış. Efendim gömlek dik, etek dik. Böyle elbiseyle başlarsan sonra haftalarca bitiremezsin. Bir de duydum ki her dikişten sonra düzgün olsun diye ütülemek lazımmış! Öyle bir şey mümkün değil. Tembeller için dikiş kursu istiyorum.


Final condition of the dress: As i have started with my tiny little spools, i ran out of dark blue and proceeded with dark grey. Because i could not find an open haberdashery on sunday. But the sewing process is completed. I planned to finish everything and put it on today but i did not have the energy to sew the buttons or open button holes so i stopped. So, one should not start with a dress as the first cloth to sew. You may sew a shirt, you may sew a skirt. If you start with a dress you can not finish it in weeks. Lately i learned that one has to iron after each time you sew a line! Well, that is not possible. I want a sewing course for the lazy people.

30.03.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 54

Prompt6ix no.10 ipuçları:
1.şarkı sözleri
2.müze
3.kaleidoskop
4.etiket
5.limon yeşili
6.bant

Sayfayı suluboyayla kaleidoskop renklerini kullanarak (sarı,yeşil, pembe,mor,kırmızı) girdap biçiminde boyadım. Ella Fitzgerald'ın "Let's Do It Let's Fall in Love" şarkısını dinliyordum. Onu yazıp resimlemeye karar verdim. Sulu boya ile bir kuş, ispanyol flamenko dansçısı, Amsterdam müzesi ve fasulye bitkisi çizdim.(Niye bunlar diye soranlar şarkı sözlerine bakmalı:) Araları da marker ile yazdığım şarkı sözleri ile bağladım. En son dairesel bir etiket yapıp şarkının adını yazdım. Üzerine de bant yapıştırıp Ella Fitzgerald yazdım. Sayfa tüm sözleri yazmaya yetmedi.



Prompt6ix no.10 clues were:
1.lyrics
2.museum
3.kaleidoscope
4.tag or label
5.lime green
6.tape

I painted the page with watercolors in a swirl pattern using kaleidoscope colors (yellow, green, pink, purple, red). I was listening to Ella Fitzgerald's "Let's Do It Let's Fall in Love". So i decided to visualize it. With water colors i drew a bird, a spanish flamenco dancer, Amsterdam museum and bean plant. (Those of you asking why these are picked should see the lyrics:) I tied all by writing the lyrics with marker in between. Finally i made a circular tag to write the name of the song. I added a tape and wrote Ella Fitzgerald. The page was not enough to write all the lyrics.

Hergün sanat/ Art everyday :: 53

Bornova Hristiyan Mezarlığı/ Bornova Christian Cemetery


Hergün sanat/ Art everyday :: 52

İzmir Konak Meydanı'ndaki Saat Kulesi'nden bir ayrıntı/ A detail from the Clock Tower in Konak Square, Izmir


25.03.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 49

Pazar gününden arta kalanlar: Urla Özbek köyüne bir gezi. Haftasonu ot festivali vardı, o bahaneyle yine gidelim dedik./ The remains of sunday: a trip to Urla Ozbek village. In the weekend there was the herb festival.We took it as an excuse to visit the village again.

gezi başlangıcı: Bostanlı vapur iskelesi/ the beginning of the trip: Bostanlı ferry station

bizim feribot yaklaşırken/ as our ferry is approaching

 Denizcilik İşletmeleri'nin arması/ the logo of the Maritime Lines

 İki sokağın başındaki bu ev çok hoşuma gitti/ I really liked this house at the intersection of two streets


10 yıl önce gittiğimde köy eski dokusunu koruyordu. Şimdi eski evlerin neredeyse hepsi metruk, yerlerini beton yapılar almış/ When i went there 10 years ago the village was still protecting its old tissue. Now almost all of the old houses are abandoned, they are taken over by concrete buildings.

Çatısı çökmüş eski bir ev/ An old house with a collapsed roof

 Çatısı çökmüş başka bir eski ev/ Another old house with a collapsed roof 

 Bahçe kapıları/ Garden doors

Sokak kapıları/ Entrance doors


İşim gereği ben pek çok köyde bulundum. Genelde kediler; köpekler,koyunlar, keçiler,atlar gibi "doğrudan" faydası görülebilen hayvanlar değildir. O yüzden köylerde kedi nüfusu azdır. Ama Özbek'te hem sayıları fazlaydı hem de hepsi ayrı ayrı güzeldi. Demek ki köydeki çoğunluk kedilere bakıyor. Bu kedinin önce öksürdüğünü duydum. Dönüp baktım, otların arasına saklanmış, neden sonra farkettim. Son yağmurlarda kötü üşütmüş. Üstü başı çamur içindeydi. (Sağlıklı kediler asla pis olmazlar zaten. Bir kedinin hasta olduğunu temizlik durumundan da anlayabilirsiniz) Güneşte ısınmaya çalışıyordu. Yanına yaklaştırmadı./ Because of my job, i have been to many villages. Generally, cats are not seen as "directly usable" animals as opposed to dogs, sheeps, goats or horses. Thus, the cat population in villages are relatively low. But in Ozbek there were many and each one of them was beautiful. I guess the villagers are taking care of them. I first heard this cat coughing. I turned back to see but it was hidden in grass. Then i noticed her. She had gotten cold during the last rains. She was covered in mud. (A healthy cat is never dirty. So you can detect a sick cat with its hygiene conditions) She was trying to warm up in the sun. She did not let me get closer.
 güzel bir taş dokusu/ a beautiful stone texture

Ayakta kalmış sayılı eski yapıdan biri restore edilmişti. Genel olarak çimentolu harç faciasını saymazsak (çimento ve taş asla yanyana gelmemesi gereken iki malzemedir) nitelikli işçiliği olan bir uygulama idi. Sonradan eklenen kuşevleri de evsahibinin duyarlılığını gösteriyordu. Çok sevdim./ One of the few old houses was restored. Except the cement mortar disaster (as stone and cement should never come together) it was a qualified execution. The lately added bird houses was showing the sensitivity of the landlord. I loved them.

 Ama öteki cephedeki klimanın dış ünitesi hiç olmamıştı!/ But the exterior unit of the air conditioner on the other facade wasn't supposed to be there!

 Yemek içmek fotoğraflarından hiç hoşlanmıyorum ama gördüğüm en fantastik kahve sunumuydu./ I dislike food or beverage photos on the blogs but this was a fantastic way of offering coffee.

 baharı selamlayan ağaçlar vardı.../ there were trees greeting spring...

 biz de güneşi ve denizi selamladık.../ we greeted the sun and sea...


23.03.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 48

1.gizemli
2.siyah-beyaz
3.kış
4.kardanadam
5.damga
6.kurşunkalem

Önce sayfayı kurşunkalemle karaladım. Üzerine kendi yaptığım damga ile çini mürekkebi deseni uyguladım. Dergilerden kesilmiş siyah-beyaz kelimeleri kolajladım. Renkli üç kelimenin ise harflerini ayrı ayrı keserek biraraya getirdim.
Bu kolajı yaparken Hanna'nın kolajlarından etkilendim. 2013 yılının her günü için bir kolaj yapıyor. Bu hafta tipografik tasarımları denemişti.
Prompt6ix, Daisy Yellow blogunun sahibi Tammy Garcia tarafından icat edilmiş bir yaratıcılık egzersizidir. 


1.mysterious
2.black&white
3.winter
4.snowman
5.rubber stamp
6.pencil

First i doodled with pencil on the page. Then i applied the pattern in ink with the stamp i carved. I collaged the black & white words that are cut from magazines. The colored three words (kış=winter, kardanadam=snowman, gizemli= mysterious) are formed by cutting the letters separately and then pasting them together.
I was inspired by Hanna's collages. She is creating a collage for each day of 2013 and this week she tried typographic designs.
Prompt6ix is a creativity exercise invented by Tammy Garcia of Daisy Yellow blog. 

Hergün sanat/ Art everyday :: 47

Deney 3: yeni damga/ Experiment 3: new stamp


Çini mürekkebi ile test sürüşü/ Test drive with black ink


Bahar güneşi-Hergün sanat/ Spring Sun-Art everyday :: 46

Pommes'ın sabah keyfi.../ Morning joy of Pommes


Mutfak penceresinden itinayla sokak gözetlenir./ The street is guarded with great care through the kitchen window.


Boyumuz yetmezse biraz daha uzanılır.../ If the height is not enough we lean more...


Sokaktaki ağaçlarda bulunan kuşlara göz atılır./ The birds on the street trees are scanned as well.


Biraz temizlik yapılır/ A little bit of cleaning


 "Git başımdan!" bakışı/ "Go away!" look


"Hemen gitmezsen eline atlarım" bakışı...Fotoğraf çekimi bu noktada bitmiştir. / "If you do not go away immediately i will jump on your hand" look...The photographing session is over at that moment.

22.03.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 45

1.limon sarısı
2.parlamak
3.sirk
4.boyanmış çizgiler
5.kumaş
6.tanım

Prompt6ix, Daisy Yellow blogunun sahibi Tammy Garcia tarafından icat edilmiş bir yaratıcılık egzersizidir. 

 sirk zamanı/ circus time

1.lemon yellow
2.sparkle
3.circus
4.paint stripes
5.fabric
6.definition

Prompt6ix is a creativity exercise invented by Tammy Garcia of Daisy Yellow blog. 

17.03.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 44

İlk elbise dikme denemesi. Üst kısım için 2 ayrı kalıp kullandım. Alt kısım için de eski eteklerimden birini kalıp olarak kullanıp bir şeyler uydurdum. Tabii ki annemin yardımıyla ve işten arta kalan zamanlarda (ki bu aralar teslim modunda feci yoğunuz) hala cebelleşiyorum. Pazen kumaştan...




First dress sewing experiment. I used 2 different patterns for the upper body. I made up something for the lower body by using one of my old skirts as a pattern. Of course with the help of my mom and during the time left over from work (we are extremely busy nowadays because of submissions) i am struggling. Flannel fabric...

Hergün sanat/ Art everyday :: 43

Ofis için yastık olmak üzere eve gelen kumaş, pamuklu olduğunu tahmin ediyorum. Deniz ve seyahatle ilgili herşeye saplantım olduğu için bu deseni seçmek kaçınılmazdı.






The fabric that came home to be turned into office cushions, i guess it is cotton. As i am obsessed about anything related to the sea and traveling, the choice of this pattern was inevitable.


Hergün sanat/ Art everyday :: 42

elbise olmak için eve gelen yeni pazen kumaş
the new flannel fabric that came home to be turned into a dress


Hergün sanat/ Art everyday :: 41



"Sarı Denizaltı"/ "Yellow Submarine"