şiir/poem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir/poem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.02.2016

şiirli cumalar/ poem fridays 12.02.2016

ŞAFAK

Soğuk çevik eller
Çekerler geriye birer birer
Karanlığın sargılarını
Gözlerimi açarım
Hala
Yaşıyorum
Ortasında
Hala taze bir yaranın

Octavio Paz (çeviren: Ali Cengizkan 1983)
------------------------
DAWN

Cold brisk hands
Pull back one by one
The bandages of darkness
I open my eyes
Still
Living
In the middle of
A still fresh wound

Octavio Paz

The original poem should have been in Spanish and the Turkish version had been translated from English. But i could not find either of them. So i translated the poem from Turkish to English again.If anyone of you has the English version can you add it in the comments?

5.02.2016

şiirli cumalar/ poem fridays 05.02.2016

"Tamir ettirmedin gitti derler şu saati
Ettirmek istiyor musun demezler.
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur."

Turgut UYAR
---------------
"They keep on saying you haven't got that clock fixed
But never ask do you want to.
My heart is a broken clock, always runs down at you."

Turgut UYAR

21.01.2016

şiirli cumalar 22 Ocak 2016/ poem Fridays January 22 2016

Bulut mu Olsam


Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa?..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.


Nazım Hikmet Ran
----------------------

Shall i be a cloud

A colorful cloud above the sea
a silver ship on the surface
a yellow fish inside
a blue moss on the bottom
a naked man by the shore
keeps on thinking.

Shall i be a cloud,
or ship?
Shall i be a fish,
or moss?
Neither this, nor that, nor that.
You have to be the sea itself, son,
with its cloud, ship, fish, moss.

Nazım Hikmet Ran

The poem is translated by me.

4.12.2015

pencere önü çiçeği/ flower in front of the window

Bu hafta çok kısa yazabileceğim. Geç saatlere kadar çalışıp uyumadan önce biraz boyalarla oynamak istedim. Sayfadaki çiçeği uzun zaman önce hızlıca tükenmez kalemle yapmıştım, yaprakları kuru boya ile boyamıştım. Sonra da pamuk ve yağ ile birbirine karıştırma denemesi yapmıştım. (yöntemi Alisa Burke'ün blogunda gördüm) Ne zamandır emektar pastellerime bulaşmıyordum. Çiçeğin etrafını da pastellerle boyadım. Yağlı pastelle detaylı bir çalışma yapmak neredeyse imkansız. Ama o  tombik boyaları elinize alıp sayfaya değdirince yumuşaklığını hissediyorsunuz. Doğrudan ellerinizle çalışmak çok rahatlatıcı. Her seferinde bir iş becermişim gibi hissediyorum :)
Pencere Önü Çiçeği sevdiğim bir şarkıdır, kasap kedisi olmakla sokak kedisi olmak arasındaki farkı anlatır :)
-------------
This week i can write very briefly. Before i went to bed after long hours of work i wanted to play with paints. I have sketched the flower with ballpoint pen a long time ago. I had colored it with color pencils and mixed the paints with cotton and oil.(I saw the method on Alisa Burke's blog) I wasn't using my veteran pastels since a long time. I painted the surrounding of the flower with pastels. It is almost impossible to make a detailed study with oil pastels. But when you grab those fat pastels and put them on paper you feel their softness. It is so relieving to work with your hands. Every time i do this, i feel like i have achieved something big :)
Flower In Front of the Window is one of my favourite songs. It tells the difference between being a butcher's cat and a stray cat :)



Üstü Kalsın

Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.

Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.

Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir...

Üstü kalsın...

Cemal Süreya
------------------------
poem fridays

Keep the Change

I am dying my lord
So this happened, too.

Every death is an early death
I know this my lord.

Yet, this life you are taking
Is not that bad at all...

Keep the change...

Cemal Süreya

20.11.2015

Kasım ayı bitmeden/ Before November ends

52 haftada baskı yapmak 24.-29. haftalar
Kasım ayında hergün sanatla ilgili bir şey yapacaktım. Leah Piken'in her yıl düzenlediği etkinliğe katılacaktım. Düzenli olarak çalışamadım ama haftasonları seri halde bir şeyler ürettim. Bugün yeni kestiğim şablonların bir kısmını paylaşıyorum. Hepsi de asetat tabakalarından makas ve falçata ile kesildi. Evde zaten olan malzemelerdi. Çıkan parçaları da tel zımba ile birleştirip yeni şablonlar yaptım. Pozitif- negatif alan meselesi şablon keserken eğlenceli bir hal alıyor.
--------------
52 weeks of printmaking Weeks 24-29
I would do art everyday in November. I would join the annual challenge of Leah Piken. I could not do art regularly but i produced in series during weekends. Today  i am sharing a part of the stencils i have cut. All had been cut out of acetate sheets with scissors and modelling blade. The material was already available at home. I joined the cutouts with staples to produce new stencils. That positive-negative space thing is fun when you cut stencils.


kağıtla denemeler, şablon ve maske
------------
trials on paper, stencil and mask


kumaş üzerinde...
------------------------------
on fabric




Çanta halinde :) Bu çantalar ve başkaları İzmir Raf Kırtasiye'de satışa sunuldu. Raf, Buca'da, Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampüsü'nün biraz aşağısında, Kız Yurdu'nun karşısında.
---------------------
Turned into bags :)






şiirli cumalar
Bu haftaki şiir Ursula K. Le Guin'in Yerdeniz Büyücüsü'nden...Yerdeniz bize hep uğur getirdi :)

Söz sessizlikte,
ışık karanlıkta,
yaşam ölürken;
bomboş gökyüzünde
uçarken parlar atmaca.

-Ea'nın Yaratılışı
-----------------
poem fridays
This week it is from A Wizard of Earthsea by Ursula K. LeGuin...Earthsea (Yerdeniz in Turkish) had always brought us luck :)

Only in silence the word,
only in dark the light,
only in dying life:
bright the hawk's flight
on the empty sky


- The Creation of Ea

13.11.2015

Etsy Dükkan ve diğer maceralar.../ Etsy Shop and other adventures...

Etsy Dükkan :)
Hoşgeldiniz! Artık Yerdeniz Tasarım olarak bizim de bir Etsy dükkanımız var. Etsy nedir? Internet üzerinde, sadece el yapımı ya da 2. el (vintage) eşyaların satıldığı bir tür e-pazar. Uluslararası nitelikte. Çok uzun zamandır katılmak istediğim ama gözümü korkutan bir platform. Şu anda "Giyilebilir Sanat" projesi üzerinde çalışıyorum. Başlangıç olarak sadece çantaları listeledim. Ama aklımda bir sürü başka fikirler de var. İlk fırsatta onları da ekleyeceğim. 
Aşağıdaki resme ya da sağ sütunda yer alan Etsy YerdenizDesign düğmesine tıklayarak dükkana ulaşabilirsiniz.
-------------------------------
Etsy Shop :)
Welcome! Finally we have an Etsy shop as Yerdeniz Design. What is Etsy? It is an e-market on the internet where you can only sell handmade or secondhand (vintage) products. It is international. A platform i wanted to join for so long but was intimidated to do so. I am working on "Wearable Art" project right now. To start with, i have only listed the bags. But i have so many upcoming ideas. I will try to list them possibly soon. 
You can reach the shop by clicking the picture below or the Etsy YerdenizDesign button in the right column.

https://www.etsy.com/shop/YerdenizDesign

Şiirli Cumalar
Bu yıl neredeyse her cuma blogda bir şiir paylaştım. Sonra yaz geldi ve şiirler sekteye uğradı. Ama hepimizin şiire ihtiyacı var. Nefes almak için, isyan etmek için, gülmek için...Yeniden başlıyorum :)

Güzel Havalar

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim,
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum.
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

Orhan Veli Kanık
----------------
Poem Fridays
This year i have shared a poem almost every Friday on the blog. Then summer started and the poems came to a halt. But we all need poem. To breath, to revolt, to laugh...I am starting again :)
PS: The English translation is by humble me :)

Nice Weather

This nice weather had ruined me,
I resigned in such weather
From my civil service in pious foundations.
I got used to tobacco in such weather,
I fell in love in such.
I forgot to bring bread and salt home
In such weather;
My poem writing sickness
Had always recurred in such weather;
This nice weather had ruined me.

Orhan Veli Kanık  


Sanat Güncesi
Bu haftaki sayfam neredeyse geçen yıl Mart ayında başladığım bir çalışma. Loretta Grayson'un blogunda paylaştığı "Bir Ağaç Büyüyor" yazısındaki tekniği denemiştim. 
Defterim 23.5 x 30.5 cm boyutlarında, kalın sayfalara sahip.
Pastel, akrilik, jel kalem, yağlı boya markörü, altta kurşunkalem. Ağacın ışıkları altın renginde.Küçük ışıltılar da beyaz jel kalem. Fotoğrafta ne kadarı görülüyor bilmiyorum.
------------------- 
Art Journal
My page for this week is actually a work i had started in March last year. I tried the technique from Loretta Grayson's "A Tree Grows" tutorial on her blog.
My art journal is 23.5 x 30.5 cm, has thick pages.
Pastel, acrylic, gel pen, oil paint marker, pencil at the bottom. The lights of the tree is gold color. The little sparkles are white gel pen. I am not sure how much of it is seen in the photo.




Kasım ayı hergün sanat ayı. Ben bazı günleri atlamak zorunda kaldım ama bazı günler de birden fazla sanat çalışması yaptım. Kumaşa baskı projesi ile kağıt çalışmalarını birleştirdim. Önümüzdeki hafta ilk bölümü paylaşacağım.  
--------------------
November is art everyday month. I had to skip some days but on other days i made more than one art project. I combined printmaking on fabric with paper works. I will post the first part next week.

2.07.2015

2 Temmuz 1993

ÖNDEYİŞ

Bedenim üşür, yüreğim sızlar.
Ah kavaklar, kavaklar…


Beni hoyrat bir makasla
Eski bir fotoğraftan oydular.


Orda kaldı yanağımın yarısı,
Kendini boşlukla tamamlar.


Omuzumda bir kesik el,
Ki durmadan kanar.


Ah kavaklar, kavaklar…
Acı düştü peşime ardımdan ıslık çalar.

Metin ALTIOK

1.05.2015

şiirli cumalar 01 Mayıs 2015/ poem fridays 01 May 2015

BİLDİRİ

Bizler savaş ölüleriyiz,
Bundan böyle karşı-karşıya değiliz;
Bildiririz.

Özdemir Asaf
-----------

REPORT

We, the war casualties, report
That we are no longer
Against each other.

Özdemir Asaf

3.04.2015

Şiirli Cumalar 03 Nisan 2015/ Poem Fridays 03 April 2015

Davet
 

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim!


Nazım Hikmet Ran
-------------

Plea

This country shaped like the head of a mare
Coming full gallop from far off Asia
To stretch into the Mediterranean
THIS COUNTRY IS OURS.
Bloody wrists, clenched teeth
bare feet,
Land like a precious silk carpet
THIS HELL, THIS PARADISE IS OURS.
Let the doors be shut that belong to others
Let them never open again
Do away with the enslaving of man by man
THIS PLEA IS OURS.
To live! Like a tree alone and free
Like a forest in brotherhood
THIS YEARNING IS OURS.

Nazım Hikmet Ran


23.03.2015

cemal süreya


Şair Cemal Süreya'dan: "Biz şimdi yanyana geliyor ve çoğalıyoruz. Ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürriyetin havasını, işte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz."
---------------
by poet Cemal Süreya: "Now we come together and multiply. But when we synchronize on the tune of freedom, on that day not even the gods will be able to rescue you."

23.01.2015

şiirli cumalar/ poem fridays 23.01.2015

BOZKIR

Denizi özledik, denizi,
denizin alçalıp yükselişini
külrengi günlerde uçuşan
ak martıları,
büyük sessizlik içinde
geceye doğru,
aydınlık, ılık
denizi özledik.


Cevat Çapan

16.01.2015

şiirli cumalar/ poem fridays

2/25 HAZİRAN 1981

Yoktun ya burda
Burda yokken
Daha sıkı tuttum ellerinden
Daha yakından baktım yüzüne
Daha iyi daha çok
Gördüm dinledim seni
Takıldım peşine sonra
Gözlerinden geçen bulutların
Yere düşmüş bir gülün
Belki senin önündeyim şimdi


Arif Damar

3.01.2015

şiirli cumalar/ poem fridays

biraz gecikmeyle/ a little bit late

Kibrit Çakıyorsun Karanlıkta

Kibrit çakıyorsun karanlıkta
badem çiçeklerini görmek için
Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift
sarnıç gemisi gözlerin
Bir iş açacaksın sen başımıza
yangın mı olur artık, bahar mı?


Can Yücel

5.12.2014

şiirli cumalar/ poem fridays

Gizli Sevda

Senin gözlerinden öyle acı
Bir ışık geçer ki bazan...
Melek mi, şeytan mı belli olmaz
Bakar pusularda uzaktan.
Senin ellerin öyle nârin
Bulutlar gibi yüzsün varsın.
Takıp pençeni yüreğime
Baştan başa yırtarsın.


Masallarda iki tel birbirine
Sürtülürse yardıma devler koşar.
Senin saçların öyle gür ki
Rüzgâr esse kıyamet kopar.


Alıp başımı delicesine
Koşmak isterim nere olursa olsun.
Tutarsın devler gibi yolumu,
Ne yana koşsam durdurursun. 


Cahit Külebi

30.11.2014

her gün sanat ayı 21/ art everyday month 21

"umut (kuş) tüyleri olan bir şeydir": eski kitap sayfası+akrilik+ markörler+ ıstampa mürekkebi+ ev yapımı şablon+ yağlı pastel+ kumaş kolaj

Umut (Kuş) Tüyleri Olan Bir Şeydir
 
Umut tüyleri olan bir şeydir
Ruhun üstüne tüner
Sözleri olmayan şarkıyı söyler
Ve hiç durmaz

Sert rüzgarların içinde en tatlı ses
Ki fırtına acı verir
Pekçoklarını  ısıtan
Bu küçük kuşu incitebilir 

En soğuk yerlerde onu duydum
Ve en garip denizlerde
Yine de en yoksun zamanlarda bile
Benden asla bir kırıntı istemedi 

Emily Dickinson (1830- 1886)

çeviri (bendeniz)

---------------------------------------------------------

"hope is the thing with feathers": altered book page+ acrylics+ markers+endorsing ink+ home made stencil + oil pastel+ fabric collage

Hope Is The Thing With Feathers

Hope is the thing with feathers
That perches in the soul,
And sings the tune without the words,
And never stops at all,

And sweetest in the gale is heard;
And sore must be the storm
That could abash the little bird
That kept so many warm.

I've heard it in the chillest land
And on the strangest sea;
Yet, never, in extremity,
It asked a crumb of me.


Emily Dickinson (1830- 1886)
 

28.11.2014

şiirli cumalar/ poem fridays



Ali Cengizkan hocamın “Şiir ve Yaşam” kitabından:

“…Cahit Irgat, Cahit Sıtkı’nın bir başka şiirine, kendisi de belirterek, yanıt veriyor. Yanıt, her söylenenin karşıtını kanıtlamaya dayanmıyor ve şairin kendine özgü söyleyişi içinde kuruluyor. Ayrım, şairlerin ideolojik yaklaşımlarında yatıyor.”

İMKANSIZ DOSTLUK

Değil kardeşim, dal yeşil değil, gök mavi değil,
Bilsen! Ben hangi alemdeyim, sen hangi alemde!
Aklından geçer mi dersin aklımdan geçen şeyler?
Sanmam: Yıldız ve rüzgar payımız müsavi değil.
Sen kendi gecende gidersin, ben kendi gecemde;
Vazgeç kardeşim, ayrıdır bindiğimiz gemiler.

Cahit Sıtkı Tarancı

DOST
İnan kardeşim inan
Gök mavidir, dal yeşil
Omuzun omzumda
Nefesin nefesimde
Gökyüzünü yıldız yıldız
Dilim dilim bölüşürüz yeryüzünü,
Payına düşen dertler
Payıma düşer
Sen benim günümdesin
Ben senin gecende,
Bir ucu sende denizin
Bir ucu bende
İnan kardeşim inan
Aynı suda yüzer bindiğimiz gemiler.

Cahit Irgat


21.11.2014

7.11.2014

Şiirli Cumalar/ Poem Fridays

Bu yaz Ağlasun’dan ayrılmadan önce, Ahmet Ali Bilgen’in derlediği, Ağlasun Belediyesi’nin kültür hizmeti olarak bastırdığı “Sagalassos Masalları” elime geçti. Daimi bir hayalperest olarak kitabı ne kadar sevdiğimi anlatamam. Kitap sadece masalları derlemekle kalmamış, Ağlasun ağzında kullanılan sözcükleri de açıklamış. Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil’den alıntılar ve eşi Azime Korkmazgil’in bir yazısı da var. Tabii ki “Sagalassoslu Waelkens” ve gerçekten Sagalassos’ta geçen masallar da var. Uzun zamandır okuduğum en özgün kitaplardan biriydi.

“Ağlasun Ayşafağı 1970 yılında yazıldı, 72 yılında yayınlandı. Ozanın ustalık dönemine ait bir nehir-şiir. Önsözü de şiirdir.

önsöz gibi

damlanın damlayı itişidir bu
dalganın dalgaya bindirişidir
ellerim lagaştan
hattuşaştan geliyor
sesim benim gılgamıştan
homerostan
dedekorkut’tan
ateşte ölmeyenim ben
suda boğulmayanım
ellerimde döndü dünyanın ilk tekerleği
ilk ateşti sözüm, şu ellerimdi
mavi gök tanığımdır
altun güneş tanığımdır ki
dünyada ilk ben sevdim barışı
atları nehirleri
kızarmış ekinleri
ormanlı baharları
sever gibi sevdim
ilk ben barışı
yüzünde binlerce yıllık göçün
o evrensel çizgileri
dünyada ilk ben sevdim kavgayı
barışa varmak için


Hasan Hüseyin Korkmazgil- Ağlasun Ayşafağı, Bilgi Yayınları, 1995 ”

17.10.2014

şiirli cumalar/ poem fridays



SAAT SEKİZİ GEÇ VURDU

Kime ne desem
Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum

Düşünmedim biliyordum deniz ılıdı
Dökülen çelik katı
Yürüyenler yan yana

Yüzümü güneşte dinlendirsem
Dağın dağ olduğunu bilsem ovanın ova ağacın ağaç
Kurtulurdum

Çok köprülü sular gibi git git bitmedi
Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum

Saat sekizi geç vurdu
Giden gitmiş hüznü ayaklandırmak boşuna
Düşünmeden biliyordum

Arif Damar (1960)