23.06.2014

her gün bir indeks kartı 2/ index card a day 2

akrilik ve daireler ile 12,5 x 19 cm indeks kartı üzerinde denemeler  ...
------------
experiments with acrylic and circles on 12,5 x 19 cm index card....


Şişe kapağını siyah boyaya daldırıp daireleri bastım. Sonra da ortalarına parmaklarımla izler bıraktım. Bir insanın parmaklarını boyaya batırıp sonra da kağıda dokunması çok rahatlatıcı. Bunun için ressam olmaya da gerek yok.
---------------
I have put a bottle lid in black paint and stamped the circles. Then i have left my fingerprints in the middle of the circles. It is so releaving to put your fingers in paint and leave marks on paper. And you do not have to be a painter to do this.


Kart üzerinde daireler arasında kalan alanları farklı renklere boyadım. Yine akrilik boya kullandım.
----------------------
I painted various colors in between the left over spaces among the circles. I used acrylic paint again.

20.06.2014

şiirli cumalar 9/ poem fridays 9

GÖĞE BAKMA DURAĞI

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım

Turgut Uyar

8.06.2014

her gün bir indeks kartı 1/ index card a day 1

Küçük şeylerle başlamak lazım, kendi kendimizi korkutmadan...Yapmam gerekenlerin bütün hayatımı kapladığı şu günlerde kendime 15 dakika izin verdim. Elimi akrilik boya kavanozlarına daldırıp parmaklarımla kartları boyadım. Kapaklarıyla desenler bastım. Çok iyi geldi. Haziran ve Temmuz aylarının görevi bu: Hergün 15 dakika sanata ayırıp bir kart üretilecek. Neden kartlar? Çünkü kartların yüzeyi küçük, çabuk bitebilecek ya da son derece karmaşık işler yapmaya uygun. Deneyler yapmak için uygun. Hata yapmak için uygun. Hem sonra kendi ürettiğim o kartları arkadaşlarıma hediye etmek güzel bir his. Dünya üzerinde bir eşi daha olmayan, bütün kusurları ve güzelliğiyle beni temsil eden kartlar. 
-------------------------
One needs to start with small things, without scaring ourselves...Recently all the things i have to do covered all my life,but yesterday i gave myself a break of 15 minutes. I indulged my hands into acrylic paint cans and painted the index cards. I have stenciled patterns with the lids of the cans. It felt good. This is the mission of June and July: Everyday 15 minutes will be reserved for art to produce an index card. Why cards? Because their surface is small, making them appropriate for quick finisihing or complicated projects. They are suitable for experiments and errors. And gifting these hand made cards to my friends is a nice feeling. These unique cards which represent me with all their faults and beauties in the world.


"Her güne bir indeks kartı" Daisy Yellow blogunun sahibi Tammy Garcia'nın her yıl yürüttüğü bir projedir.
"index-card-a-day" is an annual project carried out by Tammy Garcia of Daisy Yellow blog.

29.05.2014

şiirli cumalar 8/ poem fridays 8



BULUŞMAK ÜZRE

Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni

Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni

Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe Mutluluğa doğru
Her işin başında Sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım

Can Yücel

şiirli cumalar 7/ poem fridays 7

Geçen haftadan...

ACIYI BAL EYLEDİK

«pir sultan ölür dirilir»

bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan
gözü destan
elleri kan içinde

kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni

damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana

sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne

kahrolasın demiyorum
kahrolma da
gör beni

kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne

ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bugüne

ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu

kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni

Hasan Hüseyin Korkmazgil

25.05.2014

kalkan/ stingray

Uzun zamandır bekleyen bir sayfayı sonunda bitirdim.Akrilik fon üzerine markörle işaretler ve kolaj. Evde yaptığım şablon ile markörlü yazı.
-----------
I have finally finished a page that was waiting for so long. Markings with markers & collage on acrylic background. Text in markers with a stencil i have made at home.


16.05.2014

...

Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü. Peki anneniz öldü mü? Eşiniz, çocuğunuz, büyükbabanız, büyükanneniz? Hayatınız boyunca kaç yakınınız öldü? 5 mi, 10 mu? Şimdi düşünün aynı anda 500 yakınınızın öldüğünü. Düşünün be koca bir şehir öldü! Sadece madendeki erkekler ölmedi geride kalan kadınlar, çocuklar da öldü. Ölenler madenci çocuklarıydı, ölecekler de yine madenci çocuklarıdır. Bir yanda bizim büyük çaresizliğimiz öte yanda sizin sınırsız zalimliğiniz...

SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü, kör oldum.
Yıkadılar, aldılar, götürdüler.
Babamdan ummazdım bunu kör oldum.
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum.
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Şöylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
Cemal Süreya

10.05.2014

şiirli cumalar 6/ poem fridays 6



“Atlı bozkırların sararmış hülyalarını
Eski sözcüklerin yüklü çağrışımlarını
yanınıza alın.
sabahı karşılayın her günkü sabahı
gülümseyin yüzünüzün sığmadığı kuşlu aynalara
mayın diye gömün yüreklerinizi
ölülerinizi verdiğiniz toprağa
vedalaşın denkleri toplanmış geçmişinizle
unutmayın göçmen tarihlerden, yerleşik zulümlerden geçilerek
varıldı yüzyılın eşiğine
Sonra gece nöbetçilerinin yüksek rakımlı yalnızlığını alın
yalnızlık kullanışlı bir şeydir, bazen iyi gelir
gerektiğinde yalnız olmayı bilmeyenlerin
inanmayın beraberliğine.
Sonra sabır. Mazlumların ve bilgelerin tarihsel emanetidir
Her yerde yeni anlamlarıyla denenir.
ve her çağın hurafeleri vardır
kurban alır, kurban verir 
Geçer devran, takvimler el değiştirir. Gün gelir Zulüm de göçer
Zaman örter her şeyin üstünü
Uzağı gören çocuklar bilir gelecek uzun sürer”

Murathan Mungan
Omayra/ Karanfil’den

1.05.2014

şiirli cumalar 5/ poem fridays 5

Ataol Behramoğlu'ndan

Bu sabah mutluluğa aç pencereni
Bir güzel arın dünkü kederinden
Bahar geldi bahar geldi güneşin doğduğu yerden
Çocuğum uzat ellerini

24.04.2014

şiirli cumalar 4/ poem fridays 4


YÜZLER, altı

Onca çil, yaz güneşi. Mat tenin gözenekleri
tuzlu su yollarına açık, gözleri balkıyor
çıkarır çıkarmaz gözlüğü: Bir kahverengi,
bir yeşil. Bu gri kök saçlar, bu çizgiler
başlangıcı ve sonu belirsiz bir haritadan:
İfadeden ifadeye koşan Sihirli Aynalarda
görünüp kayboluyor acı, hasret, arı pamuk
tutuşmaları. Kalın bir sözlük sizin yüzünüz,
okumayı bilsem.

Enis Batur, Perişey’den

11.04.2014

şiirli cumalar 3/ poem fridays 3

13 Nisan doğumgünü. İyi ki doğdun Orhan Veli...

GÜN OLUR

Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşisıra.

Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.

Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telaş!...

Gün olur, başıma kadar mavi
Gün olur, başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi…

Orhan Veli Kanık

önlük ve havlu/ men's apron and tea towel

arkadaşım için diktiğim önlük...açık gri keten diğeri çizgili pamuklu kumaş/ the apron i have sewn for my friend...light grey is linen, the striped grey is cotton
 ve havlu.../ and tea towel... 


 ölçüleri böyle ama uyarayım kendisi 1.95 civarında bir insan, duruma göre ölçülerle oynamak gerekebilir/ these are the dimensions but my friend is around 1.95m, so you might want to adapt accordingly

Her gün sanat no.9/ Art everyday no.9

4.04.2014

şiirli cumalar 2/ poem fridays 2



NOKTÜRN

Hala uyumayacak mısın?
Sen bilirsin...
Sen bilirsin ama uyusan iyi edersin.

Hayır nedir yani?
Yeryüzünde bir tek canlı sen misin?

Bak ağaçlar uyudu.
Uyudu göllerde yorgun alabalıklar.
Uyudu böcekler, kurtlar, kuşlar.

Bakma boşuna yıldızlara
Kayamazlar ki…
Neden mi? Neden olacak: Uyumuşlar…

Hadi kapa gözlerini.
Kapa da uyu.
Gün gözünü kapayalı çooook oldu.

Su uyudu, dost uyudu, düşman uyudu.
Ya sen
Ya sen dünyaya direk mi kalacaksın?

Tuhaftır,
Ama gerçek;
Direkler de uyudu…

Onat Kutlar


28.03.2014

şiirli cumalar 1/ poem fridays 1

Yeni bir şeyler söylemek lazım. Madem ki ben söyleyemiyorum başkaları söylesin...Bundan sonra her cuma şiirler var burada.

YUVARLAĞIN KÖŞELERİ

Aşka gönül ile düşersen yanarsın.
Zeka ile düşersen kavrulursun.
Akıl ile düşersen çıldırırsın.
Duygu ile düşersen gülünç olursun.
Aşka düşmezsen kalabalığa karışırsın, ezilirsin.
Sersem sersem bakınıp durma bir yol seç.

Özdemir ASAF
---------------
It is necessary to say something new. As i can not tell anything new let others talk...From now on every friday there will be poems here.

CORNERS OF THE CIRCLE

If you fall in love with your heart, you burn.
If you fall in love with your wit you are roasted.
If you fall in love with your mind you go mad.
If you fall in love with your emotions you look silly.
If you do not fall in love you will be mingled in the crowds, crushed.
Do not look so stupid choose a way.

Özdemir ASAF

devam etmekte olan bir iş/ a work in progress

11.03.2014

boşluk

Çocuklar uyurken susulur ölürken değil demiş birileri. Üstüne ne desem az. Benim ülkemin insanları pekçok şey oldu ama ne zaman bu kadar acımasız oldu işte buna inanmak istemiyorum hala. Yeryüzünde inandığımız hiçbir tanrı ya da ruh ya da her ne varsa kendisi adına çocukların öldürülmesini istemez, bunu hoşgöremez. İlkeler vardır tamam, politikayı zaten boşverin, ama sebep bu da olamaz. O zaman biri bana anlatsın hangi insan evladı hangi sebeple 14 yaşında bir çocuğu öldürür? Nasıl evine gider rahat rahat uyur? Ve biz geride kalanlar ne söylesek ne bağırsak ne yapsak yeter mi gücümüz o çocuğu geri getirmeye? Kim anne babasının yüzüne utanmadan bakabilir böyle bir acıyı nasıl dindirebilir? Ben hep umutluyumdur ama bazı günler o kadar karanlık ki güneşin varlığına bile inanamıyor insan...

7.03.2014

yolculuk/ journey

Eski bir kitap sayfası üzerine akrilik boya, kuru boya, keçeli kalem, akrilik boya ile el yazısı.
------------------------
Acrylic paint on altered book page, coloured pencils, felt tip pen, acrylic hand lettering.
Her gün sanat no.8/ Art everyday no.8

kara kitap/ black book

Eski bir kitap sayfası üzerine akrilik boya, pasteller, kurşunkalem, kendi yaptığım şablonlarla  desen ve harfler.
------------------------
Acrylic paint on altered book page, crayons, pencil, letters and pattern done by home made  stencils.


Her gün sanat no.7/ Art everyday no.7

6.03.2014

yeşil deniz/ green sea

12x19cm indeks kartı üzerine akrilik boya, kendi yaptığım şablonla akrilik baskı, kurşunkalem, pastel boya.
----------------
Acrylic paint on 12x19cm index card, acrylic painted home made stencil, pencil, crayons.

Her gün sanat no.6/ Art everyday no.6

20.02.2014

başka türlü bir şey/ a different kind of thing

Bir arkadaşım için doğumgünü bilmecesi, okuyabilirse de doğumgünü dileği...
---------------------
A birthday puzzle for a friend of mine, it will become a birthday wish if he can read it...


Bu taşlar dünyanın farklı kıyılarından. İçlerinde arkadaşımla gittiğimiz kıyılar da var, benim başka yolculuklarım da. Önce akrilik boyayla her harfi ayrı bir taşa yazdım.
-----------------
These stones belong to different coasts of the world. Some coasts are the ones i have been to with my friend, some are my other travels. First i have written each letter on a separate stone with acrylic paint.


Sonra taşları ters çevirip sabit kalemle numaraları ekledim. Koyu renkli taşlarda beyaz akrilik boya kullanmak zorunda kaldım.
-----------------
Then i have flipped the stones and added numbers with a permanent pen. I had to use white acrylic on darker stones.


Boyalar kuruyunca taşları küçük bir kavanoza aldım. Üzerine bir etiket yazıp yapıştırdım. Kavanozun çapı 6cm, yüksekliği 8cm.
---------------
After the paints dried, i have put the stones in a small jar. I have written a label and pasted it. It says "neither in water nor on land". The jar measures 6cm in diameter and 8cm in height.

Kavanozun içinde karışık duruyorlar:)
-------------
Standing tangled in the jar:)

Her gün sanat no.5/ Art everyday no.5

1.02.2014

bir çantanın evrimi 1/ evolution of a bag 1

Kağıt ve kumaş deneylerim devam ediyor. Daha önce kağıt üzerine yaptığım bir deseni kumaşa aktarıp dikeceğim bir çantanın ön paneli olarak kullandım.
----------------
I am continuing my experiments with paper and fabric. I transferred a drawing i had formerly made on paper unto fabric, in order to use this as the front panel of a bag i am sewing.


Kullandığım kumaş daha önce eski bir yatağın yüzü olarak kullanılmış kalın pamuklu. İyice yıkamıştım. Kesinlikle ütülemedim:)/
---------------
The fabric i used is a thick cotton type which was formerly the lining of an old mattress. I washed it well. But did not iron:)


Masamı boyacıların kullandığı ince naylon tabakasıyla kapladım. Kenarlarından bantla gerdirip üzerine kumaşımı da yine bantla sabitledim. Önce fonu açık maviye boyadım. Artan boyaları yandaki indeks kartları üzerine sürdüm. Boşa gitmesini istemiyorum. Boyaların hepsi akrilik. Ben daha önce ayakkabılarımı boyamıştım. Sapasağlam kaldılar. Akrilik kurduktan sonra suya dayanıklı hale geliyor. O yüzden kumaşa da uygulayabilirim diye düşündüm. Kumaş boyaları zamanla soluyor.
-------------
I covered my table with a nylon sheet that house painters use. I stretched the nylon sheet with tapes and on top stretched my fabric. First i painted the background light blue. Meanwhile i have put the remaining paint on the index cards i prepared nearby. I don't want to waste any paint. The paints are all acrylic. Previously i had painted my shoes. They stayed very well. Acrylic becomes waterproof when it dries. Thus, i thought about using them on fabric. Unfortunately, fabric paints fade in time.


Bu turna silüetini kağıttan kesmiştim. İlk denemeler için iyiydi ama şimdi keşke asetatla yapsaymışım diyorum. Çünkü kağıt çalışırken zemine yapışıyor. Bantla bu maskeyi kumaşa sabitledim. Koyu mavi renkli boya ve fırça ile serperek üstteki dokuyu yaptım. Fırçaya bol boya alın ve ucuna hafifçe vurun. Boya yüzeye damlalar halinde dağılıyor.
-------------
I have cut this crane silhouette from paper. It was nice for the first experiments but now i wish i had done it with acetate. Because paper sticks to the surface when working with paint. Anyway, i taped the mask onto fabric. With dark blue paint and brush i did the pattern above. Take plenty of paint on the brush and tap the end slightly. The paint will be splattered on the surface.


Fırçada kalan fazla boyayı harcamamak için  eskiz defteri yaptığım başka bir kitabı boyadım.
-----
In order to avoid wasting, i painted an altered book/ sketch journal with the remaining paint.


Bir sonraki aşamada turnanın etrafını beyaz akrilikle çevreledim. Sanki kuşun içinden bir ışık yansıyormuş gibi olsun istedim. Soldaki sayfa kağıt üzerine yaptığım deneme.
----------
Next i framed the crane with white acrylic. I wanted it to look as if a light is reflected from the bird itself. The left page is the first trial on paper.

O yüzden beyaz bölgenin dış hatları düzensiz
-------
That is why the outer edge of the white area is irregular.

Beyaz bölgenin içinde daha küçük, sarı bir alan boyadım. Sonra da maskeyi kaldırdım.
---------
I painted a smaller yellow area inside the white region. Then i lifted the mask.

Kuşun ortasına "özgürlük" yazacaktım. İnce çizgiler olsun diye önce iple işlesem dedim. Denedim, beceremedim.
----------
I would write "freedom" in the middle of the bird. I wanted thin lines so i thought of using thread. I tried, but could not figure it out.


Sonunda ince bir fırçayla, koyu mavi boyayla yazdım. Diğer kumaş parçalarla birleştireceğim kısımları kurşunkalemle ve sabunla çizdim. Şimdilik bu aşamadayım.
---------
In the end, i used a fine brush to write it in dark blue. I defined the edges to combine with the rest of fabric pieces, in pencil and soap. I am at this stage right now.

Her gün sanat no.4/ Art everyday no.4