8.09.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 93

Tammy'nin günlük kağıt egzersizlerine geri döndüm. Bu seferki renk ızgarası isimli bir deneme, Hanna Anderson tarafından önerilmiş. Elinizdeki yüzeyi serbest el çizgilerle ızgaralara bölüyorsunuz. Sonra da istediğiniz renklerle dolduruyorsunuz. Ben turuncu kareleri akrilik boya ile doldurdum. Diğer kısımlar ise markörler.  Yüzey olarak indeks kartı kullandım. Eskiz defterinde istediğim gibi rahat çizim yapamayacaktım. Bu egzersiz kağıtlarımı/ kartlarımı ileride hediye kartları olarak kullanabilirim diye düşündüm. Henüz bitmiş sayılmazlar ama üzerinde çalışacak bir fon olmaları açısından önemli. Hem de biraz renk terapisi oluyorlar.
-------------------
I turned back to Tammy's daily paper prompts. This time it is a trial named color grid, proposed by Hanna Anderson. You draw gridal lines over the surface and fill in with the colors you like. I filled the orange squares with acrylic paint. The rest is markers. I used an index card. As i thought the sketch notebook would somehow limit me. I am hoping to use these as gift cards in the future. They are not complete but provide a base to work on. And they form a little bit of a color therapy.


3.09.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 92

bizim metronun yeni boyanmış merdivenleri, gökkuşağı ile direniş/ 
freshly painted stairs of our metro, resistance with the rainbow


14.08.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 90

Prompt6ix için uzun zaman önce tamamlanmış sayfalardan/ A spread that had been finished a long time ago for Prompt6ix

 

Önce sayfayı pembe/ bordo/ kırmızı tonlarında pastellerle karaladım/ First i scribbled the page with pink/red/ bordeau toned pastels


Sonra üzerine benzer tonlarda suluboya sürdüm/ Then i painted the page with watercolours in similar tones

Eskiz kağıdı üzerine pastel ile ayakkabımın izini çıkardım./ With sketch paper i used pastels to trace my shoe.


Yeşil bir pastel kullandım. / I used a green pastel.


Evde tarihi geçmiş yara bantları vardı. Bantları akrilik boyalarla boyadım. Böylece bir tür washi bandı oldular. / I had expired band-aids at home. I painted them with acrylics. Thus they became a kind of washi tape.


Ayakkabı izine benzeyen bir damga oydum. Farklı renklerde desenler bastım./ I carved out a stamp in shoe shape.I formed patterns in different colours.


Bantların üzerine Ömer Hayyam'dan bir şiir yazdım. Tabii ki şarapla ilgiliydi. En üste ayakkabı izimin yarısını yapıştırdım./ I wrote a poem by Omer Hayyam on the band-aids. It was about wine. On top i pasted the shoe trace.

Hergün sanat/ Art everyday :: 89

Yılda en az bir kez ofisimizi açık havaya taşıyoruz. Bugünlerde bizim ofis...
------------------
 At least once every year we move our office outdoors. Our office nowadays...


Toroslar'da Sagalassos'ta bir anıt mezar: Heroon
----------------------------
A monumental tomb in Sagalassos on Taurus Mountains: Heroon


Antoninler Nymphaeumu (Çeşmesi). Nymph'ler antik mitolojinin su perileri. Çeşmeler de su perilerine adanmış mekanlar.
------------------------------------------
Antonine Nymphaeum (Fountain). Nymph's are the water fairies of the ancient mythology. Thus the fountains are the places dedicated to them.


Restorasyonu devam eden bir sütun başlığı
-----------------
A column capital in the process of restoration
 

Restorasyonu bitmiş bir arşitrav.
-----------------
A restored architrave


Çalışıyoruz/ We are working
 

Şu güzel vadinin içinde yaşıyoruz.
---------
We are living in this beautiful valley.
 

Arazide bir başına yetişen deli eriklerden yiyoruz...
--------------------
We are eating from the "crazy" plums growing on site on their own...

Hergün sanat/ Art everyday :: 88

hayatın anlamı/ meaning of life

6.08.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 87


Aslında bu döşemelik bir kumaştı. Sık dokusu çok hoşuma gitmişti. Pantolon dikebilirim diye düşündüm.
---------
This fabric was actually an upholstery fabric. I liked its tight texture. I thought i could sew pants with it.


Ama kumaşı görenler topluca beni pantolon dikemeyeceğime ikna ettiler. Annem masa örtüsü istedi. Aslında örtü kare ama yuvarlak masa dışarıda olduğu için böyle fotoğrafladım.
------------------------------
But the people who have seen the fabric all persuaded me not to sew the pants. My mom asked for a table cloth. It is square. But the circular table was outside, so i used it to photograph the cloth.

5.08.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 86

Çok uzun süredir arazide kullandığımız sırt çantası geçen sene iflas etmişti. (çocuk 10 yıl kahrımızı çekti, çok bile...) Yerine yenisini almak gerekti ama sahip olması gereken özellikler fazlaydı. Çok cepli, az süslü, dayanıklı derken piyasada öyle bir çanta bulamayacağımızı farkettim ve sonunda ornitorenk handmade blogunun sahibi Gonca Hanım'dan cesaret alıp kendi çantamı dikmeye karar verdim. Yakın zamanda kendi diktiği pazen bir sırt çantasını paylaşmıştı. Hem rengi çok güzeldi, hem biçimi. Üstelik bütün nezaketiyle bana nasıl dikileceğini anlatan ayrıntılı bilgi de gönderdi. 
Benim elimde artık pazen parçaları vardı. Yalnız renkleri fazla iddialı olduğu için biraz tereddütlüydüm. (Bu çantayı erkek kardeşimle ortak kullanacaktık. Kesin itiraz eder diye düşündüm) Gidip yeni kumaş almak istemiyordum. Sonra uzun süredir evde bekleyen, komşumun verdiği etek gözüme ilişti.
--------------------
Our loyal backpack had finally crashed last year (poor kid had survived for 10 years, longer than enough...) We had to buy a new one but the specifications were a lot. Plenty of pockets, few embellishments, durable and so the list goes on. Thus i realized i would never find the right backpack. Eventually, with the encouragement of Gonca Hanım from ornitorenk handmade i decided to sew my own. Recently, she had sewn a backpack in flannel and shared it on her blog. It had a beautiful color and form. Moreover, she shared all the details of sewing with me.
I had leftover flannel pieces. But the colors were a bit too much striking. (I was supposed to share the bag with my brother. I thought he would definitely object) I didn't want to buy new fabric. And then i noticed the skirt that my neighbour gave me a long time ago.


Eteğin kumaşı süet taklidi, lacivert bir sentetikti. Kumaşı görünce bununla giyilebilir bir şey yapamayacağımı anlamıştım. O yüzden birkaç aydır kenarda bekliyordu. Ama işte düzgün bir astarı vardı, kumaş dayanıklı görünüyordu. Hem de rengi koyuydu. Neden çanta olmasın dedim. Alıp eteği parçalara ayırdım. 
--------
It was a fake suede synthetic fabric in dark blue. When i saw the fabric i knew i would not do something wearable. Thus it waited for a couple of months. But it had a nice lining, the fabric looked quite durable. And it was dark coloured. So  i thought it was appropriate for a bag. I dissected it.


Bir yandan yolculuk için hazırlık yaparken binbir zahmetle gereksiz dikişleri söktüm. Uzun uzun hesap yaptım. Her parçayı nasıl kullanacağıma karar verdim. Orta büyüklükte bir çanta istiyordum. Varolan dağcı çantamı ölçtüm. Ondan uyarlama yaptım. Çantanın ana gövdesi 45cm uzunluğunda, 50 cm genişliğinde olacaktı. Taban için 35x15cmlik bir parça kestim. Tabii cepler  de olacaktı.
Peki bu kadar hesaptan sonra ne oldu? İşlerim yetişmedi ve çanta dikimi son geceye kaldı. Bana dikilecek az parça var gibi gelmişti. Ne kadar yavaş olduğumu hiç hesaba katmamıştım. Birkaç saatte biter diye düşündüm. Ve makinemin başına oturdum. Kumaşın ön yüzü süet gibi görünüyordu dolayısıyla pürüzlüydü ama arka kısmının oldukça kaygan olduğunu farkedememiştim. Makinem böyle bir kumaşı dikmeyi reddetti:) Böylece ilk golü yedim. O kadar zaman boşuna uğraşmıştım. Ama o saatten sonra çıkıp çanta arayacak zaman yoktu. Araziye çantasız gitmek de mümkün değildi.
--------------
As i was preparing for the road i ripped unnecessary parts. I calculated for a long time. Decided what i would do with each part. I wanted a middle sized bag. I measured my existing mountainer bag and applied. The main body of the bag would be 45cm in length and 50cm in width. The base was 35x15cm. Of course there would be pockets.
What happened after all this calculation? I could not finish my tasks on time and sewing was left for the last night. I did not consider my slowness in sewing. I thought it would be finished in a couple of hours. and settled for my machine. The front side of the fabric looked like suede so the surface was quite rough. But the backside was slippery. My machine refused to sew such a fabric. Thus it was the first goal to me. I tried for nothing. But it was too late to buy a bag. And it was impossible to go to the site without a backpack.


Daha en başından pazen parçalarını kullanmam gerekirdi dedim. (Gecenin o vakti aklımdan "pazenin laneti" geçmedi değil :) Tek bir çantaya yetecek kadar kumaş yoktu. Mecburen çılgın renkleri karıştıracaktım. 
------------
I thought i must have used the flannel from the very start. (in the middle of the night i thought "the curse of the flannel" :) There was not enough fabric for a whole bag. Thus i had to mix crazy colours. 


Çantanın askılarına tela koydum. Biraz dik olsunlar istedim. Ama ütülemediğim için öyle bir şey olmadı.
------------
I have put interlining to the straps. But as i did not iron it did not work.


Ana gövdede 2 bölme yapacaktım olmadı. Önüne 22x20cm boyutlarında bir cep koydum. Onun üzerine kapak yapacaktım olmadı. Yanlarına ek cepler ve kapak yapacaktım olmadı. Astar dikecektim olmadı. Pazenden bağcık dikecektim olmadı.
---------
I was planning to sew two parts. Did not happen. I sewed a 22x20cm pocket to the front. I would sew a flap, did not happen. Would put side pockets and covers, did not happen. Would sew lining, did not happen. Would sew flannel tie, did not happen.


Davulcular geçti, sabah oldu. Ve ben ancak kapıdan çıkmadan önce düğmeyi dikebildim. Daha vakit olsa neler yapardım ama ilk denemede bu kadar çıktı. 
---------
So the ramadan drummers passed by, morning broke. I sewed the button right before we left. I would do so much more if i had the time. But this is all for the first trial.


Aldım "deli kızın çeyizi"ni araziye getirdim. Ağır kullanım sonucu dikişleri atar diye bekliyordum, ilk 2 günde bana mısın demedi. Eğer bu 1 aylık arazi çalışmasını hasarsız atlatırsa endüstriyel üretim bile yaparım:)
-----------
I took the "mad girl's wedding dress" and brought it to the site. I was afraid the stitches would fray due to heavy use, nothing happened on the initial 2 days. If it survived the 1 month site challenge i may even do industrial production:)

Bu kadar konuşmanın üzerine son söz: Bu yaz pekçok anlamda sarsıcı geçiyor Türkiye'de. İyi ki de öyle oluyor. Benim şu kıytırık blogumu okuyan kaç kişi vardır bilmiyorum ama söylemezsem çatlarım. Eğer tatile çıkacaksanız ya da seyahat edecekseniz lütfen biraz da kültüre vakit ayırın olur mu. Şu ülkede görülmesi gereken o kadar güzel ve eşsiz tarihi yerler var ki...Ben koruma alanında çalışan bir mimarım. Sade bir vatandaşım. Ama hala dünyayı değiştirebileceğime inanıyorum. Herşey farkındalıktan geçer. En yakınınızdan başlayın. Hiç değilse bir yürüyüşe çıkın, kendi semtinizde gezin. Ne kadar güzel bir ülkede yaşadığımızı farkedin. Bu güzellikleri paylaşmak hepimizin hakkı ve özgürlüğü. Görmek ve bilmek sahip çıkmaktır. İşte böyle...

2.08.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 85

Burda Temmuz 2013 sayısından pamuklu etek. Boyunu biraz uzattım.
A cotton skirt from Burda July 2013 issue. I increased the length a bit.





1.08.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 84

Çoktan tamamladığım ama yayınlamadığım Prompt6ix no.20 ipuçları: 

1.pas
2.güneş ışığı
3.akrilik boya
4.karikatür
5.sembol
6.şablon

Turuncu ve kızıl boyaları tercih ettim. Akrilik fon üzerine kendi kestiğim şablonlarla pastel desenleri koydum. Üzerine kabarcıklı poşetlerle baskı yaptım. Yapı Kredi Yayınları RedKit serilerini yayınlıyor. Yeni maceralarıyla...
-----------------------------------------
Have completed a long time ago but did not post here. Prompt6ix no.20 clues: 

1. rust
2. sunshine
3.acrylic paint
4.cartoon
5.symbol
6.stencil or template

I preferred orange/ reddish paints. The background was painted with acrylics and on top i used a stencil i carved, applied pastels. Then i used a bubble wrap to stamp the page. Yapı Kredi Bank Publications are printing Lucky Luke.(for some reason in Turkish he is called Red Kit) With the new adventures...


Hergün sanat/ Art everyday :: 83

indeks kartı üzerine ince ve kalın keçe uçlu kalemlerle denemeler/ 
experiments on index card with fine and broad felt tip pens


 


Hergün sanat/ Art everyday :: 82

indeks kartı üzerinde deneyler, markörler ile/ experiments on the index card, with markers


31.07.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 81

İndeks kartları üzerine dolmakalemle yapılmış eskizler. Çizim hatalarını silmemek için kurşunkalem yerine dolmakalem kullandım.
-------------
Sketches with fountain pen on index cards. I used the pen instead of the pencil, in order to avoid erasing my mistakes.


"Her güne bir indeks kartı" projesi Daisy Yellow blogunun sahibi Tammy tarafından oluşturulmuştu. Amaç ucuz bir malzeme olan indeks kartları üzerine küçük, kolay ve günlük sanat egzersizleri yapmak, böylece boşluk korkusundan biraz olsun kurtulmaktı. Proje birkaç senedir 1 Haziran-31 Temmuz tarihleri arasında sürüyor ve internet üzerinden binlerce kart paylaşılıyor. Her gün sanata biraz zaman ayırmak herkese iyi gelebilecek bir terapi yöntemi. Kullandığınız malzemeler ya da ortam ne olursa olsun, önemli olan kendinize kulak vermeniz. Sanata zaman ayırmak için "sanatçı" olmanız gerekmiyor. Mükemmel olmanız gerekmiyor. Tek gereken denemek ve eğlenmek.
-------------------
"index card a day" project was initiated by Tammy of Daisy Yellow blog. The aim was to do small, easy, daily art exercises on cheap index cards, thus beat the void/empty paper phobia. The project has been going on between June 1- July 31 since a couple of years and thousands of cards are shared over the internet. Reserving time for art on a daily basis may be like a therapy for anyone. Regardless of the materials or the medium you use, it is important to listen to yourself. You don't have to be an "artist" to reserve time for art. You don't have to be perfect. The only thing you need is to try and have fun.


Ben bu süre içinde her gün sanatsal bir şeyler yaptım dersem yalan olur. Ama projenin sonuna yetiştim. Ve bir gecede eskizleri yaptım. 
-------------------------------------------
It would be a lie if i said i did so many artful things in this period. But i caught up in the end. And did these sketches in one night.


Her gün değil ama en azından haftada bir ya da ara ara bir şeyler karalamak, boyalarla terapi yapmak ya da yaratıcı etkinliklerde bulunmak isterseniz Daisy Yellow bloguna bakın derim.
-------------
If you would like to doodle, have therapy with paints or do creative exercises have a look at Daisy Yellow blog.

Tüm eskizler İzmir Arkeoloji müzesinden. İlki bir kap üzerinde gördüğüm grifon, 2. ve 3. eskiz heykel parçaları, son eskiz ise bir parfüm şişesi:)
-----------
All sketches are from Izmir Archaeology Museum. The first is a griffon that i saw on a table ware. 2. and 3. are sculpture pieces. The last one is a perfume bottle:)

30.07.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 80


Yine Burda'dan başka bir bluz. Hangi sayı bilmiyorum. Kalıbı komşumuz verdi. Koltuk altlarını daralttım.
----------
Another blouse from Burda.Don't know which issue. Our neighbour gave me the pattern. I had to decrease the arm pits.





Hergün sanat/ Art everyday :: 79

İnce pamuklu kumaş / thin cotton fabric


Burda Mayis 2013 sayısından en kolay bluz. 36 bedenin hem kol atları çok büyük geldi hem de genişliği. (tek ön 70cm idi) Kol oyuğunu daraltmış olmama rağmen pek işe yaramadı.Biraz daha küçültmek lazım.


Easiest blouse from Burda May 2013. The arms and width of 36 size were too big. I decreased the arm pit but did not work. Needs to be resized again.


Üstteki fotoğraftan da anlaşıldığı gibi benim ütüyle hiç aram yoktur. Biliyorum düzgün dikişin sırrı ütüymüş ama ben de böyleyim. Yaşasın kırışıklar...
------------
As evident by the above photo, i am not fond of ironing. I know the secret of good sewing is ironing but this is the way i am. Yay for wrinkles...

26.07.2013

Hergün sanat/ Art everyday :: 78


Dikiş dikmeyi tasarımın başka bir biçimi olarak kucakladım. Kalıplara bakıp, hangi parça nereyle birleşiyor diye düşünmek, bütünü hayal etmek, sonunda umulmadık bir şeyle karşılaşmak bana çok eğlenceli geldi. En önemlisi tam da şu düzenden daha da çok nefret etmişken beni özgürlüğüme bir adım daha yaklaştırdığını farkettim. İnsanın kendi giysilerini üretebilmesi ne güzelmiş. Biricik olmak, doğal kumaşlara sarılmak, bazen sağır bazen avaz avaz renkleri seçmek, daha az harcama yapmak. Eylemlerim kesinlikle devam edecek...
------------------
I have embraced sewing as another form of design. Looking at patterns, thinking which piece goes where, dreaming of the whole, eventually ending up with something unexpected is quite fun. As i hate the system more and more nowadays i realize it brings me one step closer to my freedom. How beautiful it is for one to produce her own clothes. Being unique, wrapping yourself in natural fabrics, choosing sometimes muted sometimes bright colours, paying less. I will certainly continue my actions...


Bu pazen kumaşı elbise dikmek üzere kışın almıştım. Ama fırsat olmadı. Kendimce dikiş dikmek için aşamalar belirlemiştim. Etek-bluz-elbise-pantolon-ceket gibi en kolaydan zora doğru sıralayabiliriz. Sıra pantolondaydı. İnternette Anna Evers'in web sitesinden bulduğum patronu kendime uyarladım.(paçaları genişlettim çünkü patron esnek kumaş içindi, orjinal haliyle ayağım pantolona sığmıyordu:) Bir kol takmak bir de pantolonda gizli dikiş yapmak bana çok zor geldi. Ama sonuç fena olmadı.
-----------------------
I bought this fleece in winter to sew a dress. But did not have the time. I have set up levels in sewing. From easiest to hardest it was skirt-blouse-dress-pants-jacket. It was time for the pants. I found the pattern on Anna Evers's web site. And modified it for myself. (i widened the lower part of the pants because the original pattern was for stretch fabric so my feet were not fitting in:) It is hard to put arms and sew hidden on pants. But the result is not bad.


Direniş 2/ Resistance 2

Söylenecek ne çok şey varken sustum sustum sözcükleri biriktirdim...Hiçbir şey olmamış gibi yapamadım ama burayı ağlama duvarı gibi de kullanmadım. Her yaz olduğu gibi içimdeki sokak çocuğunu dışarı saldım denize, güneşe sığındım. Benim hala umudum ve inadım var.
-----------------
I have collected so many words in silence though there was so much to say...I could not pretend that nothing had happened but i did not use this space as a weeping wall either. As every summer i have let my inner stray child out, and found shelter in the sea and sun. I still have hope and stubbornness.